28 Nisan 2017 Cuma

Reviews - Makyaj Temizleme - Karşılaştırma: Garnier, Beauty Formulas & MAC

Güzellikler hepinize merhaba :)

Nasılsınız? Güzel bir gün diliyorum kocaman da öpüyorum :)

Bugün sayfamızın konukları biraz kalabalık. Ne zamandır karşılaştırmalı yazılar yazamadım, elimde o kadar çok ürün var ki, ne ara kullanıcam ne ara değerlendiricem derken sonunda oldu :))

Ben biliyorsunuz ki genelde sadece göz makyajı (ona da pek makyaj denilmez ya: rimel, eyeliner sür ve çık!) yapıyorum. Maybelline vb drugstore markalarında önceden çıkartırken çok sorun yaşamıyordum ancak son yıllarda kalıcılığı arttırmak adına ve gotik bir görünüme bürünmememiz adına sanırım bazılarının formüllerini değiştirdiler ve eskiden suyla yıka çıksın rimeller bile çıkmaz oldu. Son yıllarda birkaç makyaj temizleyici denedim ancak hala aradığımı bulduğumu söyleyemicem. Bu yazıya şuanda aktif olarak kullandığım ürünleri ekledim yalnızca, bunun dışında Clinique'in ürünü var bir de makyaj çıkarma amaçlı kullanılan misel solüsyonlar ama onlar başka bir yazının konusu.

Bu üçü artık yavaştan son kullanma tarihleri (daha doğrusu kullanılabilirlik süreleri) yaklaştığı için bitirilecek (gerekirsa hunharca makyaj yapıp deli gibi silinicem hahaha). Garnier ile başlayalım:

Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu




Bu ürünle aramız nedense düzelmiyor arkadaşlar. Tamam gelin-kaynana tadında değil aramız ama faydasını pek göremeyen ufak zumreden biriyim sanırım ben. Bir gözü temizlemek için bazen 2-3 dk gerekiyor ve benim şahsen o kadar sabrım yok ki o nedenle komple yüz makyajı yapmıyorum (evet, ne var yani makyajını silmeye üşenen bir ben mi varım?! :D Yine benzer bir nedenle balık da yemiyorum -kılçığını ayıklamakla uğraşana kadar açlıktan ölürüm ben-). Drugstore ürünlerini bile çıkartırken zorlanıyor gibime geliyor o nedenle yeniden almayı düşünmüyorum. Bunun bir ara iki fazlı versiyonunu gördüm sanki ama elimdekiler bitince deneyeceğim bakalım.




Beauty Formulas Göz Makyajı Temizleyici




Bu güzelliği sevgili @makyajseruveni fıstığımda görüp merakla almıştım. Mübarek kullan kullan bitmedi, daha da bitecekmişe benzemiyor :D Gerçekten çok bereketli bir ürün! Göz makyajında çok iddialı olmasını beklediğim bir üründü ama her ne kadar Garnier'den daha başarılı olsa da Benefit, Lancome ve son zamanlarda Maybelline'in çıkardığı rimelleri çıkartamıyor. Çok tutmak, zorlamak gerekiyor ki çıksın hele bir de birkaç kat sürdüysen vay haline (yani ben zevkimden tek kat sürüp çıkmıyorum ey makyaj endüstrisi :D ). Ben gözlerime vıcık vıcık sulu mulu birşeylerin girmesi hissini sevmiyorum, buna (ve üstteki kankisine) ne yazık ki her seferinde gözüme su girmesi nedeniyle pek alışamadım. Fiyat açısından oldukça başarılı ama dediğim gibi high end (imsi) rimeller kalıp gibi durunca benim işime pek yaramıyor.




MAC Pro Göz Makyajı Temizleyici



Bu ciciyi de denerim olursa sonra büyüğünü alırım diye almıştım. Bu haliyle bile sanırım ikisinin toplam fiyatı kadar :D Dolayısıyla öyle bütçenizi koruyan, eşlere babalara ay sonuna dost bir ürün değil ama malum markanın da öyle bir iddiası yok. Evet kızlar, bu ürün high end ürünleri de nispeten rahat çıkartan bir ürün ve gözün içine nüfuz eden bir arkadaş değil, yani ben bir de ardından gözümü kurutmak için pamuk kullanmıyorum ama bu şişenin ağzı bence fazla geniş ve dolayısıyla fazla dökülüyor ama tam verim alabilmek için de çok kullanmak gerekiyor. Bu şişeyi yarıdan fazlasına kadar sanırım 7-8 kullanımda getirdim. Büyük boyunu almak bana çok cazip geliyor kullanımından memnun olduğum (şuanda daha iyi alternatif bulamadığım için) ama büyük boyunun fiyatı (75TL) işsiz bünyemi üzecek (kocişimin de canını sıkacak tabi :D).




Clinique'inkinden de bahsi açılmışken kısaca bahsedeyim: Ben onu deneme paketinde edinmiştim, yağlı çift fazla bir üründü, dolayısıyla kalıcı rimelleri dahi kolayca çıkardı ancak gözümdeki o yağ hissi çok rahatsız ediyordu. Ürünü kullandıktan sonra hem kurutmak hem de fazla yağı almak için mutlaka birkaç pamuk kullanmam gerekiyordu, büyük boyunu da o nedenle almadım ve o yüzden kendileri de foto dünyamıza katılmadı :D

Anlayacağınız üzere henüz oh be tamamdır alsın bütün param onun olsun diyebileceğim bir göz makyajı temizleyicim yok, denemelerim araştırmalarım devam ediyor. Varsa önerebileceğiniz ürünler memnuniyetle dinlerim :)

Sevgiyle kalın, hoşça kalın ve de takipte kalın :)

Öptümmm,
Meltem




25 Nisan 2017 Salı

Reviews - Cilt Bakımı - Yves Rocher Gençlik İksiri Gündüz Kremi

Tatlılarım selamm, nasılsınız?

Bu aralar ay bir yazı yazmak bir yazı yazmak geldi bana :) Melisa şaşkınlıkta lol Önümüzdeki sene farklı bir ülkede, farklı bir yola giriyorum, öncesinde hem stokları eritmek hem de kullanmaya başlayıp hepp yarım kalanları ya da süresi bitmek üzere olanları bitirmek istiyorum. Yakında Rimel , Koltuk altı roll-on ve Eyeliner karşılaştırmaları geliyor, ben kullanırken çok eğlendim, yazısı da eminim oldukça faydalı olacak size, takipte kalın :)

Gelelim bu güzelliğimize:


Yves Rocher Gençlik İksiri serisinin Gündüz Kremi . Normal ve Karma Ciltler İçin

Ben bunu ya indirimde denk geldi diye ya da annem kendi kremlerine ek aldı diye edindim ama iyi ki edinmişim kızlar! Hatırlarsınız, geçen sene düğünümden önce (daha doğrusu Eylül 2015 - Ağustos 2016 arası) Zoretanin adlı bir ilaç kullanmıştım (onunla ilgili yorumlarımı da ayrı bir yazıya başladım, yakında paylaşıcam), kendisi Roaccutane' ın muadili fakat daha az agresif versiyonu idi (sözde) fakat cildim sahra çöllerinden de beter hale gelmişti ve HİÇ BİR ürün kullanamaz hale gelmiştim. Doğal içerikli ürünler bile cayır cayır yakıyordu, hassas ciltler için olanlar bile cehennem azabı çektiriyordu. Ümidi kestiğim zamanlarda bu seri beni kurtardı! Bunun bir de Hassas Ciltler için olan şişedeki gündüz kremi versiyonu ile dönüşümlü kullanmıştım. Yves Rocher sana ne kadar teşekkür etsem az! Bu çok çok çok hafif bir yanma hissine neden oldu ilk kullanımda fakat sonradan cildim sanırım kendisine teşekkür etti, kızarıklıktan ve kuruluktan mahvolmuş cildim adeta pürüzsüz ve yumuşacık oluyordu. Tabi bunu bile çok az miktarlarda ve ne yazık ki birkaç günde bir kullanabildim ancak Eylülde ilacı bırakınca artık günlük kullanıma başladım ve korktuğum o vıcık vıcık hissini vermedi hiç. Kıvamı losyon ile yoğun kremler arasında sanki hafif köpürtülmüş krem gibi, uygulama sonrası cildim tarafından hemen emildi, yapış yapış da olmadı. Mutlu mesut kullandım, sonraki fotoda göreceğiniz biraz katılaşmış (hani patates püresini dışarıda bekletirseniz katılaşır ya ona benzer) minik bir miktar kaldı (çünkü her zamanki gibi bunu bitirmeden başka birşeye geçtim :))) onu da bir pamukla aldım ve pırıl pırıl kutusuyla başbaşayız. Onu da küpe vb için mi kullansam (içindeki yuvarlak plastik kap çıkartılabiliyor ) yoksa yine ev yapımı kremlere başlarsam onlar için mi değerlendiririm henüz karar veremedim. Bu arada şuanda kapağı gümüş şeritli hale gelmiş sanırım, webdeki görüntüsü sizi şaşırtmasın ;)

Yves Rocher ürünlerini ben -biliyorsunuz- Almanya'dan getiriyorum çünkü orada fiyatlar genelde 3'te 1'ine denk geliyor (hatta bazen daha da az). Türkiye'de ne yazık ki yüksek ithalat vergileri vb nedeniyle fiyatlar uçmuş durumda, buradan nadiren de olsa çok ucuzluk yapıldığında ya da yeni ve mutlaka denemek istediğim bir şey olursa alışveriş yapıyorum. Bu ürün şu anda indirimde 111.90TL (Liste Fiyatı 139.90TL), ki bence bu rakam ne kadar doğal da olsa ürünler, herkesin bütçesine uyacak bir rakam değil (bu nedenle pek çok tüketici Nivea, Garnier, Neutrogena vb gibi daha ziyade güzellik marketlerinde satılan markalara yöneliyor. Tabi ki onların arasında da cildinize uygun ürünler var fakat çoğunda doğallıktan bahsetmek mümkün değil hatta çoğu Cilt Temizleme ürününde zararlı kimyasallar dahi var.

Fiyatı bütçenizi sarsmayacaksa, cildiniz de sıkıntılı bir dönemden geçiyorsa, Yves Rocher ürünlerine bir şans verin derim. YR ürünlerinin büyük bir bölümünü doğal şekilde üretiyor, bitkisel kozmetik diye geçmektedir. Ben rimelden ruja, duş jeli ve şampuanlara, ojelere, törpülere varana kadar YR'ın neredeyse tüm ürünlerini kullandım ve bugüne kadar hiçbir yan etkiyle, alerjik reaksiyonla karşılaşmadım (yağlı, karma & hassas yüzüm, yağlı & bölgesel kuru vücudum var).

Gitmeden dibini de göstereyim: (Kahve falı gibi durmamış mı hatta sağdaki suratı bir ben görmemişimdir herhalde? :D )



Okuduğunuz için teşekkürler, sizi seviyoruuuuzzz :*
Meltem


23 Nisan 2017 Pazar

Reviews - Saç Bakımı - Loreal Elseve Extraordinary Oil

Tatlılarım merhaba :)

Uzun zaman ara verdik ama bomba gibi dönüyoruz. Çok güzel projelerimiz, başka blogger konuk yazıları, radyo programları (O_O), videolar vb vb. Ben bu esnada kısmetse sonbaharda Almanya'ya taşınıyorum kocacığımla, üniversiteye başlayacağım üstelik, bütün bunları nasıl yapacağız bilmiyorum ama yapıcaz artık :)))

Neyse gelelim günün konuğuna: Kendisi Loreal ailesine mensup, Elseve grubundan. Daha önceki dönemlerde Melisa bunun gri kapaklısını yorumlamıştı, aralarında ne fark var bilmiyorum ama ben bendekini yorumlamak ve artık bitirmek istiyorum :)



Kullanımını düzenli şekilde yapmadım o nedenle uzun vadede yağlandırma yapar mı bilmiyorum ancak özellikle saçım aşırı yıprandığında, zayıfladığında, aşırı sıcağa maruz kaldığında kullandım, duştan sonra özellikle ve ben yağ kazanına düşmüşçesine yağlı saçlıgillerden biri olarak hiç bir kullanımımda ve sonrasında saçımı yağlandırması gibi bir sorunla karşılaşmadım. Üstelik ürünü boca etmenize de gerek olmadan yapıyorsunuz herşeyi, 1-2 damla tamamiyle yeterli. Ben çok memnun kaldım, ilk kez de yağlı bir ürünü yarısına kadar tüketmişim :)))

Arkasına da bakalım:



Gelelim negatiflerıne: Loreal Çin marketinde tutunabilmek adına hayvanlar üzerinde test yaptırmak zorunda kalan yüzlerce firmadan biri. Ne yazık ki biz de yıllardır farkında olarak ya da olmayarak bu markaları kullandık ama artık ben yenisini almama kararı aldım, bilinçli olarak da almayacağım, zira o hayvancıkların çektikleri normal şeyler değil yani. Bunun dışında bazı ürünlerinde de SLS, PEG, Dimethicon (bkz bunda Dimethiconol var) ve benzeri zararlı olduğu bilinen maddeler bulunduğu ancak makul miktarlarda eklendiği için dert etmememiz gerektiği konusunda avutulduk. İlerleyen zamanlarda düzenli ve / veya aşırı kullanım neticesinde ne olacağı bilinmediği için de şimdilik parabenler ve türlü alkoller ile parfüm eklenmesine karşı çıkıyor sağlık dernekleri, kuruluşları fakat ileride bu konulara da dikkat edilmesi gerekecek ya da bunlara alternatif bulunması gerekecektir. O zamana kadar mümkün mertebe içerik avcılığına devam edecek ve dikkat edeceğiz :)

Buraya kadar okuduysanız daha da bir teşekkür ederim, sizi seviyorum :)

Sevgilerimle,
Meltem



21 Nisan 2017 Cuma

Reviews - Cilt Temizleme - La Roche-Posay Effaclar Yağlı ve Hassas Ciltler için Temizleyici

Herkese merhabaaa :)

Coook uzun zamandır size yazamayan hayırsızlar hayırsızı Meltem size güzell bir gün diler :) Fıstıklarım, çok şey oldu. Evlendim (çoğu şeyi de kendim hazırladım), bu esnada bir de düğün öncesi işe girdim, evlendikten sonra gezdik tozduk, kocam ameliyat oldu ben işten çıktım, Almanya malmanya derken sonunda bilgisayarımla içli bakışlar atışarak size yazı yazmaya başladım. Duydum ki nerde bu kız, neden yazmıyor, neden paylaşmıyor, ne yapıyor alıyor alıyor da diyormuşsunuz (kuşlara selamlar :D ), o yüzden açıklayayım dedim.

Neyse, bugünkü konuğumuz benim için çok kıymetli. Ufacık boyuyla beni mest eden bir ürün oldu.
Önden görünüşü:


Bu ciciyi ben bir Kozmela alışverişimin yanında almıştım. Küçük boy olsun denerim diye almıştım 10TL gibi bir rakamdı. Sonra gelince, bu ürünün aslında hediye olduğunu (yani hani kampanyalar olur ya Büyük Boy alana Seyahat Boyu Hediye! diye, heh işte bu onlardanmış sanırım) gelince gördüm ve hemen Kozmela MH durumu ilettim. Bedava verilen ürünü satmak ayıptır, hemen geri dönüş yapıp alışveriş sınırı ve süre kısıtlaması olmayan hediye çeki tanımladılar. Evet teşekkürler, çok beğendim hemen geri dönüş yapılmasını ama içime kurt düşmüştü, birkaç hafta sonra kodu denediğimde geçersiz kod demişti, ben de bu işin peşini bırakmıştım artık. Neyse, durum böyle negatif olunca ve biz o esnada bolca kendi alışverişimize ek bir de firmalardan gelen ürünlere öncelik verince bu miniş kenarda unutulmuştu ta ki bir tatil gününde çantama atana kadar!

Cildim oldukça problemli. Çok şükür Melisa gibi akneyle ağrılı sivilcelerle vb boğuşmak zorunda kalmıyorum ama cildim çok yağlı fakat karma da, e bir de çok hassas, dolayısıyla çoğu ürünle anlaşamıyoruz (ya da istediğim verimi alamıyorum), bu ürün ise efsane oldu! Kokusu yok neredeyse, hafif bir koku var, onu da göz ardı edebiliyorum. Kıvamı tam olarak jel gibi (jöle gibi hafiften yoğun değil yani), çok ufak miktarda aldığınızda dahi (bkz.fındık) tüm yüzünüze ziyadesiyle yetiyor. Köpürmesi fazla değil, öyle föşür föşür kabaran birşey yok yani ama sonrasında cildim pırıl pırıl ve en önemlisi bir Bioderma, Nivea, Garnier vb gibi birkaç dakika sonra kurutmuyor, o daha suyla yıkadıktan sonra bile hissedilen gıcır gıcır his yok. Ben o nedenle çok memnun kaldım, ilk fırsatta uygun fiyata bulduğumda da büyük boyunu alacağım!

Gelelim arkadan görünüşüne:



Görebileceğiniz üzere yukarıda bir yerde Sample - Not For Sale yazıyor :) Neyse gelelim içeriğine. Çok memnunum kullanimindan ve sonrasından evet ama içeriği kafamda soru işaretleri oluşturdu. Parabensizmiş ama içinde hem SLS (2.sırada, yani bol miktarda var demektir) hem de PEG çeşitleri var. SLS kaçınılmaz deniliyor ya da kullanımlar cildin zarar görmeyeceği seviyededir deniliyor ama uzun vadede (15-20 sene diyeyim) sonuçları ne olur henüz bilinmiyor.

Bu ürün 50ml boyutuyla bana birkaç ay gitti, 200ml lik büyük boyu 1.5-2 sene dayanacak gibime geliyor :)

Okuduğunuz için teşekkür ederim, bir sonraki yazıya kadar mutlu kalın bebişlerim :*
Meltem




14 Nisan 2017 Cuma

BATIS SPARTAX AZUL RENKLİ LENS YORUMLARI

Herkese Merhaba !

Yahu bu bakır saç yazısını yazarak büyük bir sevaba nail oldum galiba :D Ne ilgi, ne okunma. Maşallah ! Totomu çimçikleyeyim de nazar değmesin :D

Efendim şimdi geldik benim uzun zamandır" düzgün fotoğraf çekebilen telefonum yok, o yüzden de yazamıyorum ve çok üzülüyorum" dediğim yazı serisine. Artık olduğu kadarıyla çekip koyacağım. Yapacak bir şey yok.

Şimdi bu renkli lens olayı biraz deneme yanılma yoluyla rayına oturan bir iş. Gözleriniz benim gibi bozuksa şahane bir sebebiniz var zaten :D (Gerçi şu son zamanlarda aldıklarımı numaralı alamadım, gözlük takıyorum o ayrı mesele Göz yapınız, kendi renginiz, ten, saç renginize kadar her şeyi hesaba katmak lazım. Hareli, haresiz olayı da çok önemli mesela. Ben çok hareli kullandım, ancak bana haresiz daha çok yakışıyormuş seneler sonra anladım. Yine de birçok insana hareli lensin yakıştığını düşünmekteyim ve yine birçok insanda çok sırıttığını ve ben lensim diye bağırdığını da ayrıca düşünmekteyim :D Zira dediğim etkenler renkli lens almak isteyenler için çok önemli faktörler. Güzel olmak isterken, güzelliğinizden olmayın. Bunları göz önünde bulundurun öncelikle canlar.

Ben bu lenslerimi çok sevdiğim Azeri bir satıcıdan aldım. Çok tatlı, çok ilgilidir kendisi. Fiyatları da gayet uygun. Almayı düşünüyorsanız şayet sadece ondan alın derim.                                                     INSTAGRAM HESABI: lenslandiya

Şimdi gelelim fotoğraflara. Lensler çok cici şişeler içerisinde geliyor. Yanındaki domuzcuklu sarı lens kapları da bana özel :D



Şimdi ben lensleri açtım, taktım ve yaklaşık bir iki ay lensleri kullanamadım arkadaşlar :D Öyle göz alıcı bir renk ki çok utandım takmaya. Şimdi ise gözümden çıkarmıyorum o ayrı mesele :D

Gelelim benim göz rengime. Mümkün olduğunca belirgin çekmeye çalıştım ama yine de az çok başarabildim sanıyorum:

Ya şu göz rengimin konusu bir sene yazlıkta tartışılmıştı. Bal rengi diyen, ela diyen, yeşil diyen :D Neyse çok şükür gözümüz var da görüyoruz :D  Yakışıyor diye de renklendiriyoruz. Hep söylüyorum ben mavi, yeşil vs. gözlü biri olsam da lens takardım, sıkılıyorum çünkü. 30 senedir gözüm bu renk kardeşim haksız mıyım? :D Bir ara öyle sıkıldım ki yemin ediyorum bir sene mor lens taktım, bir akıllı da uyanmadı ahauahahau. Sıkıntı insana neler yaptırıyor.

Eveeett, gelelim duruşuna. Aşağıda turuncu, toffee rengi ve sarımsı renkli saçlarımla filtreli ve filtresiz çekilmiş birkaç  fotoğraf var. Nasıl durduğunu buralardan  anlarsınız sanıyorum. Söylediğim bir makinem gibi olmadığı için bu kadar gösterebiliyorum. Artık idare edin anacım :D












Bu malum şu an bakır saçlı bildiğiniz ben :D Oo arkada da güzeller güzeli arkadaşım Duygu var. 
























Aaa ahahaahha snapchat yazılarını silmeyi unutmuşum ya la :D Neyse artık yabancı değilsiniz. Evin dağınıklığı için de kusura bakmayın. Baba- kız çılgın bir bekar evi malum :D  Bakın burada filtre vs. hiçbir şey yok. Gayet çıplak hali lenslerin. Suratım da pişmiş kelle gibi tabii :D

Son olarak da yine snapte, ancak bu sefer filtre ile çekilmiş bir fotoğrafımı göstereceğim sizlere:


Auhauahauha ya ben bu yazıları nasıl unuturum anlamıyorum :D Laflara bak hele. Bu da iki ay önce kadar çekildi sanıyorum. Filtreli görünüşü de bu şekilde.


Son olarak özetlemek gerekirse; dostlar lensin rengi gayet güzel ama benim göz, ten, saç rengim de ortada. Çok da dikkat çekici bir renk. Risk unsuru taşıyabilir. Şöyle de bir şey öğrendim bu arada: Bu renkten artık pek bulunmuyormuş, stoklardan kalkmış. Ancak buna çok benzeyen, hatta daha doğal duranları size verdiğim instagram hesabında var. Hatta bir dahaki yazım çok ısrar edilen mini ava gri lensler üzerine olacak. Şimdiden söylüyorum. Vay efendim kaçırdım, vay yemeğim vardı ocakta, vay kocam bla bla istemiyorum. Bakın üniversiteye yetişiyorum, tercüme bir yandan yedi bitirdi beni, peder bey deseniz bir yandan, canım kızım Lola miyav da miyav. Bahane istemem.

Şimdi benim bu süslü ve kokoş moddan çıkıp, akademik moduma geçiş yapmam lazım. Sizi seviyor, öpüyor, kucaklıyorum canlar.

Melisacuğunuz

10 Nisan 2017 Pazartesi

SAÇIMI NASIL BAKIR YAPTIM- BÖLÜM 2 PALETTE 7.40 SULTAN BAKIRI

Veeee sonunda beklenen yazıyla herkese merhabaa!!!

İvit, sizlere geçen hafta 400 lira ücret çekilen saçımı, toplamda 45 liraya nasıl fıstık gibi hallettiğimin birinci aşamasını anlatmıştım. Biliyorsunuz, ilk aşamadan sonra alerjim beni yataklara düşürmüş, 3-4 gün ateşle yatmıştım. Azıcık kendime gelince de yaptığım ilk şey bir İrlandalı'ya dönüşmek oldu :))

Efendim kullandığım boya markası ve numarası başlıkta gördüğünüz gibidir. Ben yine de ayrıca bir görsel hazırlayarak boyayı sizlere hatırlatmak istedim:


Saçlarımı son 3 senedir senede muhakkak bir kere bu renkle boyuyorum. Ancak benim sıkıntım saçımın altlarını tutturmakta. Şöyle bir durum var: Benim saçlarım daha önce de belirttiğim üzere güneşte hemen açılır ve ben son 2 senedir 6-9 ay saçımı boyatmadan çok rahat gezerim. Saçımın üstü ve altı bu sebeple başka bir renk olur ama benim de sevdiğim odur aslında. Fakat biraz da çaba ve emekle bu sefer baya iyi tutturdum bu saçı. Gerçi şimdi renk açıldı ve  altı üstü ayrı renk oldu ama yine de efsane oldu :) Bugün yine bir sürü iltifat aldım söylemesi ayub :)

Neyse gelelim sonuca. Şimdi paylaşacağım fotoğraflar kuzenim tarafından çekildi. Filtreyi bir kenara bırakın; fönmüş, düzleştiriciymiş saçlarımı tüm çıplaklığıyla göstermek için hiçbir müdahalede bulunmadım. Sadece boyadım, yıkadım ve kuruladım. İşte sonuç:




Nasıl? Beğendiniz mi? Aranızda saçlarını bakır yapmak isteyen varsa elini çabuk tutsun canlar. Zira yaz geliyor, bu saçla gün aşırı denize, duşa girerseniz 5 gün sonra eski halinde bulursunuz :) Ara renkleri ister kendiniz boyayın, ister kuaföre boyatın bir şekilde akıyor çünkü. Turuncunun kaderi bu :)

Ben sonuçtan çok çok memnun kaldım. Çok güzel boyamışım ahauhauha. Bir ara da sizinle evde saç boyamanın püf noktalarını paylaşacağım. Zira onları uygulamadan tam olarak hiçbir zaman istediğim sonucu bugüne dek elde edemedim.

Ben şimdi doktora derslerinin başına. Malum akademinin bize ihtiyacı var :)))

Hepinizi pembe pembe öpüyorum,

Melisacuğunuz



1 Nisan 2017 Cumartesi

SAÇIMI NASIL BAKIR YAPTIM? BÖLÜM 1- LOREAL EXCELLENCE PURE BLONDE 02 ULTRA AÇIK SARI DORE

Herkese merhaba!

Aslında bu yazı dizisini hazırlamadan önce fotoğrafların üzerine bize ait olduğu ile ilgili bir şeyler yazacaktım ama unuttum. Bu ara çalıntı fotoğraflarla blog yazma işi baya revaçta malum. Artık bir sorun yaşarsak yakın avukat arkadaşlarımla bu probelmi çözer ve tazminatlardan alacaklarımızla güzel güzel geçiniriz sanıyorum :)

Evet efendim bu yazıyı okuyanlar saçını bakır yapmakla ilgilenen arkadaşlarım. O sebeple öncelikle saçımın kendi tonu ile ilgili konuşmak istiyorum. Arkadaşlar saçlarımın kendi rengi açık kumraldan koyu sarıya geçişli bir renk. Kendi hali ile çok çabuk açılabilen bir renk olduğu için ben yılın 6-9 ayı son iki senedir saç boyamıyorum. Güneş benim saçımı doğal olarak açıyor ve çok rahat ediyorum. Bu saç rengine sahip olmak, ayrıca denediğim boya renkleri açısından da benim için avantaj oluyor, çünkü renkler saçımda rengini çok güzel veriyor. 

9 aydan sonra saçımdaki sarı renk çok çiğ bir tona bürünmüştü ve ben de saçlarımı kahve tonuna boyamıştım hatırlayacağınız üzere. Ancak o da aktı ve sarılar ortaya çıktı. Dipler tabii açık kumral olduğu için hiç rahatsız olmuyordum ama bir değişiklik ihtiyacı hissettim. Her bahar böyle dellenirim ben :) Tam boyamadan iki gün önce çekildiğim bir vesikalık üzerinden renk paylaşımı yapacağım ama burada diplerim baya koyu görünmüş onu da belirteyim:


Evet efendim durum bu :) Şimdi bu saçın üzerine direk bakır boyayamazdım malumunuz. Zamanında onu da denedim, güzel oldu ama şimdi tuttuğu gibi tutmadı boya. Neyse efenim, sonra watsons'da gezerken şu boyaya denk geldim:


Loreal markasını tercih ettim. Çünkü dışarıda satılan boyalar arasında en iyi sonuç aldığım ve güvendiğim boya bu marka. Hatta bir gün halamla konuşurken, kuaförü de evde boyayacaksan loreal al demiş, bunu da duyunca tamam dedim, doğru iş yapıyorum. 

Şimdi ben bu loreal excellence pure blonde serisinden 02 numaralı ultra açık sarı doreyi tercih ettim özellikle. Çünkü malum saçımı bakır yapacağım ve bakır rengine uygun bir zemin istiyorum. İçerisinde dore olan boyanın bakır da içerdiğini bildiğim için özellikle bu seçimi yaptım. Sonuca da bakarsak gayet doğru bir tercih olmuş neyseki :) Ben bunu boyadım. Bir ara size evde boya yapmakla ilgili ipuçlarımı da yazacağım. Zira onları uygulamadan boya gerçekten düzgün olmuyor. Sonuçları aşağıda paylaşıyorum, fakat şunu da belirteyim. O saçı yaptıktan 4-5 saat sonra alerjim yüzünden hasta oldum ve 3 gün ateşli ve hasta bir şekilde yataktan çıkamadım. 3 gün sonra ve yağlanmış bir şekilde fotoğraf çekmek durumunda kaldım. Şimdiden durum için özür diliyorum. O saç orada biraz daha koyu duruyor ama çok çok açık bir renk oldu aslında ve her yerini aynı renk tutturdum, evet gururla haykıyorum :)))




Burada böyle güzel göründüğüne bakmayın. Zaten tenim de beyaz, tam bir uzaylı sarısı oldu :) O gece bir de dışarı çıktım o kılıkla, herkes bana bakıp duruyor tuhaf tuhaf :) Umursadım mı? Tabii ki hayır :) Gerine gerine de gayet gezdim, çekilin olum en çok bana yakıştı diye :)))

Evet efendim saçımı bakır yapmamın ilk aşaması bu şekildeydi. Tekrar ediyorum: Kendi saç renginiz ve seçtiğiniz boyanın uyumu çok ama çok önemli. Geçtiğimiz yıllarda çok da doğru tercih yapamamışım. İlk defa böyle başarılı çıktım bu işten. Lütfen buna çok dikkat ediniz.

Bakır saçlarımla paylaşacağım ikinci yazıda görüşmek dileğiyle!

Melisacuğunuz,