1 Temmuz 2017 Cumartesi

L'OCCITANE YAĞLI CİLTLER İÇİN YÜZ TEMİZLEME KÖPÜĞÜ İNCELEMESİ

Ay ay ay!!!
Sonunda Melisatovskinizden hepinize merhaba! Arkadaşlar gerçekten zihnimin üstünden bir tır geçti sanırım. Yemin ediyorum hayata uyum sağlayamıyorum. Bu nalet akademik işlerim, makaleler 19 haziran gibi bitti. Çok uzun süre sabah 08.30- gece 3-4'e kadar bilgisayar başında geçti. E sonra da dediler e işi boşladın iyice bize bu 8-5 yetmiyor yetmiyor gel. Haydaa  oraya gitmek durumunda kaldım. Bayram tatilinde dinleniriz dedik ama yok. Hiçbir işe yaramadı. Dün gece yine de yorgunluktan 18.00'da uyuyakalmışım. Siz düşünün halimi. Doktora yapanlar! Huoopp!! Aloğğğ!!! Aynı anda çalışmayın canım. Yapmayın yavrum, yapmayın anacım..

Neyse, ortadan kayboluşumu kısaca kustuktan sonra gelelim konumuza :) 

Argadaşlar, iki ay oldu sanıyorum - belki de daha fazla- Loksitan'dan (yeter abi artık böyle yazıcam, burası Türkiye! alla alla :)))) deneme ve aradığımı bulabilir miyim amaçlı bir yüz temizleme köpüğü almıştım. Köpüğün görünüşü şu şekilde:




Fotoğraf biraz fazla parlamış ama zaten bu üründen başka yağlı cilt ürünü olmadığı için sıkıntı yok diye düşünüyorum :)

 Arkadaşlar ürünün vaadi; fazla sebum oluşumunu önlemek, gözenek temizlemek, yüzünüzü aydınlatmak. Benim cildim kötü bence, aydınlanmıyor :) Ama az önce bir takipçimiz instagramdan mesaj atmış: Ne aydınlık, ne güzel bir cildiniz var, ne yapıyorsunuz diye :)) Bu da şu an aklımı karıştırdı tabii :)

Benim için bu ürünün en önemli özelliği saydığım ilk iki vaadi idi. Gözenekleri çok güzel temizledi evet ve beni şaşırtan bir şekilde sebum oluşumunu azalttı. Hiçbir üründe böyle bir performans görmemiştim. Tabii cilt yağlanıyor tekrar o ayrı mesele ama o eski yağlanma olmadı. Beni bu konuda gayet tatmin etti bu ürün. Ancak bende hormon bozukluğundan dolayı kötü bir akne sorunu mevcut malum. Keşke ona da çözüm olsaydı... Bu sebepten dolayı denemek istediğim bir marka daha var. O da sorunuma az da olsa derman olmazsa hiç düşünmeden bunu tekrar alırım. 

Ürün gül kokulu bu arada. Ama gül kokusuna öyk, börk edenler hiç korkmasın. Tazecik, mis gibi hafif bir gül bahçesi kokusu. Hacı gülü değil :)) Ayrıca ben başta hoyratça kullanıyordum ürünü, ancak bir foş sıktığınızda tüm köpük gayet de yüzünüze yetiyormuş. Tabii ben sonradan bu durumu idrak ettim :))

Bu arada sizin için içeriğine dair fotoğrafını ve başka fotoğraflar da çekmiştim ama hiçbirini beğenmedim :) En iyisi anlatayım: Deterjanvari ve türevleri içermiyor gördüğüm kadarıyla. Meyve özleri, yağlar ve asitler mevcut ki işimize yarayan kısmı da bu. Tabii yine kimyasal var mı? Evet, var. Ancak bize lazım olan kısım içerikte üst bölümde yer alıyor. Bu da demek oluyor ki bunlar daha fazla yer kaplıyor. İçerik kısmının sonuna doğru okuduklarınız artık en az yer alanlardır unutmayınız. Özellikle drugstore markalarda bize faydalı olacak ne varsa hep içeriğin son kısmına doğru yer alıyor. Bu da şu anlama geliyor: Ben koruyucuları, deterjanları senin gözünü boyamak için bol bol kattım, sonuna da bir iki damla bir şey attım. Ama ürünün üzerine kocaman "... ÖZLERİ İLE ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ" yazdım. 

Durumlar böyle gördüğünüz üzere.. Yaln dünya :) Ürünün fiyatı da 89 tl bu arada. İlk defa bir temizleyiciye böyle bir fiyat ödedim ama karşılığını da aldım sanıyorum.

Umarım yararlı bir yazı olmuştur. Sorularınızı ve yorumlarınızı bekliyorum. Herkese sevgiler!

Melisacuğunuz,




1 Haziran 2017 Perşembe

Reviews - Cilt Temizleme - Loreal Saf Kil Peeling Jeli (3 Saf Kil + Kırmızı Yosun Özü)

Merhabalaaaaar, nicedir görüşemiyoruz tatlılarım :) Umarım herşey yolundadır.

Bugünkü konuğumuz yeni çıktı ve ben merak ettiğim için yemin bozdurdu :) Nedenini en altta açıklayacağım.

Loreal Saf Kil Peeling Jeli (3 Saf Kil + Kırmızı Yosun Özü)


Bu güzellik bir kardeşi ile (yeşil bir karışımlı olan var bir tane de) raflarda masum masum otururken sepette buluverdi kendisini.

3 Saf Kil ve Kırmızı Yosun Özünün Vaatleri:
Arı Kil:  Ciltteki pürüz ve fazla yağı giderir.
Montmorillonit Kili: Cildi kusursuzlaştırır.
Rhassoul Kili: Cildi temizler.
Kırmızı Yosun Özü: Cilt tonunu dengeler.

Kıvamını çok sevdim, rengi çoğu meşhur olmuş nude ruju andırıyor (hehehehehe) içindeki minik tanecikler ciltte eriyip gidiyor ve çizmeden uygulanabiliyor. Yine de her peelingde olduğu gibi fazla bastırmadan ve özellikle de cildi daha da tahriş edecek türlü liflerden uzak durarak kullanmanızı öneririm. O minik partiküller ve kırçıllı/telli/ponponlu lifler bir araya gelince cildinize iyilikten çok kötülük yapmış oluyorsunuz :( Yapmayın anam. Sakin sakin yuvarlak hareketlerle ellerinizle uygulamaya çalışın.

Loreal'in ürünlerindeki SLS miktarının yüksekliği nedeniyle, yağlı cildimi ilk birkaç dakika rahatlatsa ve "gıcır gıcır" etse de sonrasında çok yağlanıyordu o nedenle ben bloggerlığa da başlamadan önce ürünlerini almayı bırakmıştım. Neyse bu temizleme jeli değil de peeling jeli olduğu ve bu aralar cildimde pul pul dökülmeler olduğu için merak ederek almıştım. Bir süredir duşlarda kullanıyorum, farklı şekillerde denedim ve sonunda yorumlarımı iletebilirim diye düşünüyorum :)  Kullanım şekillerime göre yorumlarımı ayırıyorum:

1) Temizleme Jeli olmadan:
Bu yöntemi en çok sevdim diyebilirim. Bu ürünle ilgili soru işaretlerimi gündeme getirdiğimde temizleme jelinden sonra kullanmazsan faydasını göremezsin yorumlarına istinaden kullanımı da birazdan yorumlayacağım ama öncesinde herhangi bir temizleme işleminden geçirmeden kullanınca akabindeki yağlanma oranı azalıyor, cilde yağ fışkırması sürecini bir nebze daha uzatmış oluyor.

2) Temizleme Jelinden sonra:
Temizleme jelini fazla agresif olmayan yapıdaki bir üründen yana tercih etmiştim bu peeling olduğu ve cildi tahriş edeceğini düşündüğümden. Tamam tahriş etmedi hatta şaşırtıcıdır gıcır gıcır hissi olmadı gayet düzgün hatta mükemmele yakın bir görünüm sağladı ancak yağlanmak için geçen süre ne yazık ki 15-20dakika kadar kısa idi. Ki bu benim için yıkamamakla eş değer yani :))) Birkaç kez hatta çok aşırı yağlandırdığı için artık bu peelingi temizleme jellerinden sonra kullanmamaya karar verdim. (Not: Sizin cildiniz benimki gibi aşırı yağlı değilse deneyebilirsiniz, belki de aradığınız sonuca ulaştıracaktır)

3) Başka bir bakım ürününden önce:
Bu peelingi yaptıktan sonra, yağlanmayı önlemediği için cildimin üzerini kapatacak bir ürün uyguladığımda ne yazık ki yer yer topaklanmalar oldu cilt yağı kustuğu için. Ben bu ürünü o yüzden kullandıktan sonra bir kaç saat geçmesini bekleyip bakımı / makyajı sonraya bırakıyorum.

Ürünün ambalajında günlük kullanım için olduğu ve sabah-akşam nemli yüze masaj yaparak uygulanması öneriliyor ki bu benim cildimde asla uygulayamayacağım bir yoğunluk olur, ben özellikle 2-3 günde bir uygulamaya gayret ettim çünkü daha önce büyük markaların peeling jelleriyle yaşadığım hastanelik olacak kadar ciddi sorunlar nedeniyle bir daha o kulvara girmem :) Bu haliyle yağı kontrol altına alabildiğim sürece orta bir sonuç aldım, tekrar alır mıyım henüz o konuda karar verebilmiş değilim, bu bitince, üstte bahsettiğim diğer kardeşine başlayacağım, ondan sonra karar vereceğim. Fiyat olarak 16,90TL bir peeling için bence oldukça iyi bir fiyat, cildinizle uyum sağlarsa daha bile iyi. Ben ama günlük kullanmamama ve hunharca da dökmememe rağmen paketin yarısına geldim, tahminen bir aylık bir ürün olacaktır her gün (hatta günde 2 kere) kullanacaksanız.



Gelelim yukarıdaki yemin bozma meselesine :D Önceki yazılarımızı okuyanlar, Loreal'in hayvanlar üzerinde deneyler yaptığını, (Çin piyasasında satışlarına devam edebilmesi için devletin talep ettiği testleri hayvanlar üzerinde yapmak zorunda oldukları için bırakamadıklarını okumuştum ama onun yerine o piyasayı bırakmayı tercih eden markalar kervanına katılabilir aslında kendileri de.) ve tüm dünyada aklı selim şahıslarca boykot edildiklerini biliyordur. Ne yazık ki kozmetik sektörünün her bir alanında hayvanlar üzerinde testler uygulanarak sonuçlar elde edildi yani şöyle düşünün DERMATOLOJİK OLARAK TEST EDİLMİŞTİR yazısını gördükçe gözünüzde, siz güzel görünün diye acı çekmek zorunda olan hayvanlar canlansın. E durum böyle olunca da artık ister istemez o şatafatlı reklamları ve gösterişli kutuları bir kenara bırakıp, daha doğal, daha hayvansever ve dolayısıyla aslında daha sağlıklı ürünlere yönelmeye başlıyorsunuz. Önümüzdeki günlerde güncel Cruelty Free markaları paylaşmayı düşünüyorum, ilginizi çeker mi? Ya da aslında her yerde muadili bulunan ürünleri bırakmayı göze alabilir misiniz?

Sevgiyle kalın,
Meltem :)

28 Mayıs 2017 Pazar

MINI AVA GRAY LENS İNCELEMESİ

Sonunda herkeslere merhabaaaa!!!

Ben yokken Meltem'le ne yaptınız kız? O ürün senin, bu ürün benim inceledi durdu sağ olsun :) Bu ara akademik camia, işyeri tercümeleri ve diğer dış etkenler yüzünden pek vakit ayıramadım buralara ama dedim ki argadaş ben bu oyunu bozarım :))

Benden çok istediğiniz Mini Ava Grey lenslerin yazısını sonunda yazabiliyorum. Arkadaşlar öncelikle lenslerimi temin ettiğim tek bir hesap var. Kendisinin ne kadar güvenilir, tatlı, diğer hesaplar gibi kazıkçı olmayan ve minnoş biri olduğundan daha önceki lens yazımda bahsetmiştim. O sebeple tekrar bahsetme gereği duymuyorum :))) Böyle bir arzunuz olursa Elnara hanımla gönül rahatlığıyla iletişime geçebilirsiniz:

                     Instagram hesabı: lenslandiya

Şimdi efendim öncelikle lenslerimizin geldiği minik şişeleri ve lens kaplarını göstermek istiyorum. Sonunda bir kawai lens kabım da oldu böylece:



Bu bölümden sonra da ne gösteriyordum diye düşünürken gözümün orjinal halini gösterdiğim aklıma geldi :))))) Bence lens yazılarında önemli bir ayrıntı. Sonra kendi gözüme nasıl olur sorusunun cevabı aklımıza takılıyor. Buyrun efendim o halde benim gözüm:


Şimdi de Mini Ava grey rengin önce gözde yakın bir şekilde çekmeye çalıştığım halini, sonra yüzümde genel duruşunu sizlerle paylaşmak istiyorum:


Günes ışığında:


Gölgede:


Gördüğünüz üzere lensler ben de gayet yeşil odaklı durdu. Bunun nedeni şu olabilir: Beni denizde de gören vay senin gözün ela, vay yeşile çalıyor falan diyor ama bence pek de alakası yok :)) Gözün bir alt tonu varsa o yeşile çalıyordur ve bende ondan bu rengi veriyordur diye düşünüyorum. O değil de size tanıttığım bu lensleri özellikle siyah saçlı arkadaşlarda çok görmek isterim, eminim ki efsane durur. Umarım bende de fena olmamıştır? :)

Okuduğunuz için çok teşekkür ediyorum, umarım az çok faydası olan bir yazı olmuştur.

Sevgiyle kalın dostlar,

Melisacuğunuz!


10 Mayıs 2017 Çarşamba

Reviews - Cilt Temizleme - Avene

Merhabalar güzellikler :)

Nasılsınız? Güzel bir gün olması temennisiyle ;)

Bugün blogumuzun konuğu bir klasik:

Avene Cleanance Gel Yağlı ve Akneli Ciltler için Sabun İçermeyen Temizleme Jeli


Avene markasını özellikle Termal Suyundan dolayı çoğunuz tanıyorsunuz. Bu güzelliği yine bir yağ torbası suratımı temizleyebilecek ürün arayışındayken almış ve bir kenarda unutmuştum. La Roche Posay'den önce bir süre kullandığım fakat pek anlaşamadığımız için kullanımına devam etmediğim bir ürün oldu. Benim cildim çok yağlı, gözeneklerim kocaman fakat T bölgesi dışındaki bölgelerde çoğunlukla kuru bu da yetmezmiş gibi oldukça da hassas, kılcal damarlarım yüzeye yakın olduğu için de oldukça kızarık (öylesine kızarık ki, sabah kalkınca bembeyaz olan suratım suyla ve parmakla temasa geçtiğinde hareketlenmesi nedeniyle hemen kızarıyor yani öyle alerjik bir reaksiyon değil ;)). Hal böyle olunca da her ürünü kullanamıyorum ne yazık ki. Çoğu cilt temizleme ürününün içindeki olmaz olası SLS illetini biliyorsunuz artık, onun miktarı da oldukça etkili, azaldıkça cildimin tahriş olma ihtimali azalıyor ve ben de mecburen artık içerik yazılarına daha da dikkat etmek zorunda kalıyorum. 

Neyse, bu ürünü herkes çılgınlar gibi tavsiye ederken ve 20TL civarında bir rakama satılırken almıştım. SLS yok içerisinde ama farklı (oldukça benzer) komponentler var, fakat termal su da var. Cildimi öyle yıpratmadı ancak bunda ne yazık ki yıkayıp kuruladıktan sonra aşırı kurutması (klasik sabunsu etki) ve hemen akabinde cildimin yağ fışkırtması sorununu yaşadım. E maksat tam olarak da bunu önlemek olunca ve bu üründe de o sorunu çözemeyince ben de yaklaşık 10 kullanım sonrası devam etmedim. Bir ara kullanıp bırakıp, sonra tekrar bir şans verip hatta dediğim o çoklu kullanımları yapıp ondan sonra bu ürünün benim cildime göre olmadığına kanaat getirdim. 

Benim akne sorunum yok belki de akne sorunu da olan kişilerin o sıkıntısını kurutmaya yönelik bir içerik içerdiği için bana fazla gelmiş olabilir. Fazla geldiğini yüzümü yıkadıktan sonra aşırı kuruyan (kayganlığını yitiren) ve sonrasında cildimin aşırı yağ salgılamasından anlıyorum artık. Aşağıda size içerikle ilgili bilgileri de içeren fotoğrafını göstereyim: 

Ürünün açıldıktan sonra dayandığı süre 6 ay, o nedenle tekrar şans vereyim belki dönemseldir diyemiyorum. Şişenin yaklaşık 8'de 1'ini kullandım, 10-15 kullanım olmuştur (10+5), oldukça bereketli bir ürün öyle hunharca boca etmenize gerek kalmıyor yani :) Onun dışında şişesine ve kapağına bayıldım, biraz daha yumuşak bir ürün olsa seve seve tekrar şans vermek isterim ;) 


Bir başka yazıda görüşmek arzusuyla, takipte ve sevgiyle kalın bebeklerim :*
(Bu arada eski yazılarımıza da göz atmayı unutmayın ;) )

Öptümmm
Meltem

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Reviews - Cilt Bakımı - Yves Rocher Gençlik İksiri 7.9 Göz Kremi

Herkese merhabaaa :)

Nasılsınız görüşmeyeli? Umarım keyifli bir haftasonu ve ileride bereket getirecek bir Hıdrellez geçirmişsinizdir? Ben (Meltem), eşim, kayınvalidem ve annem&babamla Bulgaristan'da, atalarımızın geldiği köyde yapılan etkinliklere katılmak üzere 6 Mayıs sabahı yola çıktık, oldukça yorucu 2 gün geçirdik ancak yine de güzeldi! :) Bazen kökenlere inmekte vücuda ve kafaya reset atmakta fayda var :)

Gelelim günün ürününe:

Yves Rocher Gençlik İksiri 7.9 Göz Kremi 

(Satın almak ve daha fazla bilgi için üstteki linke tıklayabilirsiniz)
Artık tekrar tekrar anlatmak istemiyorum ama biliyorsunuz, bir ara Zoretanin adlı ilacı kullandığım için cildim inanılmaz yıpranmış, kurumuş ve herşeye tepki verir hale gelmişti. O aralar kullanmamıştım ancak ilacı bıraktıktan bir süre sonra kullanmaya devam ettiğim ilk ürün bu oldu. Göz Bakım Roll-onu olarak geçen bu ürünü, ilk kaz ayağı belirtilerini gördüğümü belirttiğim YR çalışanı önermişti. İlk kullandığım zamanlar hiçbir etkisini görmediğim kremin bu ilacı bıraktıktan sonraki dönemde kullandığımda ise çok ufak da olsa göz altındaki cildimi sıkılaştırma etkisini gördüm. En önemli amacı 3 adet bilyesi bulunan başlığın ufak hareketlerle göz altındaki o hassas bölgeyi uyararak canlandırması, sıkılaştırması (e tabi beni de buz gibi birşeyle dürtseler dairesel hareketlerle, ben de uyanırım :D ).

Etkisini gösteriyor mu? Evet. Cildimin temizleyici sonrası botoks görünümlü sıkılaşmadan ziyade daha yumuşak ama daha diri olduğunu gözlemleyebildim fakat mucizevi bir etkisi de olmadı (ki piyasada bunu sunabilecek bir ürün henüz görmedim, duymadım). Yani bunu kullanın, 5 kullanım sonrası PUF KAZ AYAKLARI YOK! diyen olursa inanmayın :) Öyle bir gayeniz (ve paranız ve ennn önemlisi güvenilir bir merkeziniz) varsa botox yaptırın yoksa onun dışında sağlıklı beslenmek (!), temiz havası olan bir yerde yaşamak (!) ve çok düzenli bir uyku döngüsüne sahip olmaktan başka yapabileceğiniz bir şey yok. Göz altlarının morluğunu, yorgunluk belirtilerini kolayca olmasa da uzun vadede azaltabilecek gerçekten işe yarayacak şeyler bu saydığım üç şeye ek olarak bir de bol bol su içmek. Yok benim o kadar sabrım, ben zararlı besleniyorum (bkz.ben), havası berbat yerde yaşıyorum (a aa yine ben) ve uyku düzenim de yok (haydaaa e hep ben hep ben) diyenlerdenseniz (bizdensiniz) o zaman önerebileceğim tek ürün yine bu olacak.

Yves Rocher doğal ürünler konusunda uzman ve güvenebileceğim bir marka, o nedenle de cildimizin en hassas noktasını onlara emanet edebiliyorum. Fiyatı da bütçenizi sarsmayacaksa (şuanda 110TL civarında, ürün tanıtım başlığına tıklarsanız sizi otomatik olarak YR Türkiye sayfasına götürecek), bu ürüne bir şans vermenizde fayda var.

Bilyelerin görüntüsü:



































Bir miktar ürün çıktıktan sonraki görüntüsü: (Yavaş yavaş göz çevresine yediriyorsunuz)
Arkası: 
Parfümsüz. Sabah ve akşam göz çevresine uygulayın. Gençlik aktive edici göz roll-onu.



































Bu ürün kapatıcı ya da makyaj gizlemesi yapan bir ürün değil. O nedenle diyorum, mucize beklemeyin. Zamanla düzenli kullanımla, göz altındaki yorgun görüntüyü azaltabilecek, cildi bir nebze sıkılaştıracak bir ürün. Gözümüzün altındaki bölgenin aşırı hassas olduğunu ve illa parmakla dokunacaksanız da küçük parmağınızla değmeniz gerektiğini unutmayın! Öbür türlü zaten hassas olan kısımları irite edebilir, çok kolay bir şekilde yıpratabilirsiniz ;)

Bir başka yazıda buluşmak üzere, sevgiyle kalın, takipte kalın :)

Öptümmm :*
Meltem


4 Mayıs 2017 Perşembe

Reviews - Makyaj Temizleme - Yves Rocher Toksinlerden Arındırıcı Cildi Canlandıran Makyaj Temizleme Suyu


Selamlar güzellikler :)

Nasilsiniz? Umarim tüm güzellikler hayatiniza ugruyordur...

Bugün blog konugumuz Yves Rocher markasina ait Makyaj Temizleme Suyu (Toksinlerden Arındırıcı Cildi Canlandıran). Bu yazıyı uzunca bir zaman önce hazırlamıştım ama paylaşılmadan kalmış, elimde bundan bir tane daha var, kullanmaya başlamışken de sizlerle de yorumlarımı paylaşmak istedim :)

Aslinda tartismaya acik bir ürün. Ben Instagram`da paylastigimda begenmeyen kimselerin yorumlariyla da karsilasiyorum ama ben bir süredir kullaniyorum ve memnunum. Yves Rocher ürünlerini "dogalliklari" nedeniyle genelde tercih ediyorum, en azindan iddialari bu yönde ve belki mucizevi sonuclar almiyorum ama diger kimyasal pompalanmis marka ürünlerinden daha iyi oldugu düsüncesindeyim.




Bu tonik ihtiyac aninda alinmisti sonra aslinda biraz arada kaynadi cünkü elimde milyonlarca baska ürün vardi, o nedenle bir süre buna sira gelmedi ama yaklasik 4 aydir neredeyse kesintisiz kullaniyorum. Cildimi canlandirip, tazeliyor, kokusu fena degil (en azindan rahatsiz etmiyor) ve drugstore markalarinin rimellerini de cikartabiliyor. Digerlerinde ise o kadar etkili degil ne yazik ki (ör.Lancome, Benefit vb) daha yogun yapili rimelleri önce mac ya da Clinique`in göz makyaji cikaricisiyla cikartip sonra bununla da o yagli hissi yok etmeye calisiyorum ve cogu zaman da basarili oluyorum. Ciltte geriye yagli ya da abartili bir his birakmamasini cok seviyorum.


Bu ürünün bence en kötü yani, gözlerde biraz baski uygulayinca hafif yanmalara neden olmasi. Bende öyle bir etkisi oluyor sürekli, o nedenle cok hafif hareketlerle uygulamak gerekiyor o nedenle de bazen makyaji cikarmakta zorlanabiliyorum. Sanirim fondöten, kapatici ve bilimum makyaj ürünü kullananlarda cikartirken cok etkili olamayabilir, benim makyaj rutinim allik, rimel ve eyeliner / göz kalemi ekibinden olustugu icin sorun yasamiyorum.


Ürün iceriginin fotografi yukaridaki gibi. Umarim yazim size biraz fikir sunmustur, okudugunuz icin tesekkürler :) sevgilerimle,
Meltem

2 Mayıs 2017 Salı

Reviews - Cilt Bakımı - Cyrene Hydra Radiance Moisture Boost Facial Toner

Merhabalaaar :)

Nasılsınız? Bir güzel günde daha güzel bir ürünümüzle birlikte olacağız: Cyrene Hydra Radiance Moisture Boost Facial Toner.

Bu ürünün öncelikle güncel paketlemesini Cyrene'in kendi sayfasından göstereyim:


https://cyrene.com.tr/cilt-bakimi/kategoriler/tonikler/hydra-radiance-moisture-boost-facial-toner.html

Ben bu güzelliği, Instablogger & Bloggerlığa henüz yeni başladığımız zamanlarda her şeyi alayım da bende de olsun mantığıyla alışveriş yaptığım çılgın günlerden birinde almıştım beraberinde birkaç farklı ürünle birlikte. O zamanlar Istanbul'a yeni taşınmıştım, sular cildimi epey bozmuştu ama bu güzellik imdadıma yetişti!



Cildi yakmayan, kısa sürede emilen ve canlı bir görünüm sağlayan birşey arıyorken bunu seçmiştim. Tonikler aslına bakarsanız çoğu marka tarafından yüksek oranda zararlı maddelerden oluşturularak hem kokusuz hem de yakmadan kullanılabilsin diye sunuluyor ama bu durum Cyrene için geçerli değil. Kullandığım hiçbir ürününde cildimde iritasyonla karşılaşmadım, onu bırak cildimi daha bile rahatlattı (zaten amacı da cildi beslemek, enflamasyonları azaltmak). Bilimsel deneylerden geçirilerek en optimize edilmiş halde hatta mümkünse en zararsız haliyle üretme çabasındalar üstelik maksat estetik bir kutu olsun da içeriği ne olursa olsun değil, maksat cildiniz için en iyisini sunmak.

Markayı nasıl tanıdık peki? Cyrene en önemli Cruelty Free markalarımızdan! Evet hayvanlar üzerinde deney yapmadan üretiyorlar, geliştiriyorlar. Bloggerlığa başladığımızda piyasada hem içeriği berbat hem de hayvanlar üzerinde hunharca ve acımasızca testler yapan bu kadar çok firma olduğunu bilmiyorduk, bildiklerimiz vardı elbet ancak boyutu idrak etmek için bu işin içine girmek gerekiyormuş. Dolayısıyla, karşımızda güvenilir ve cruelty free seçenekler varken diğerlerine yönelmek bence oldukça acımasız. Online alışverişte de, mağazada da içerik okumadan almamanızı tavsiye ediyoruz meleklerimiz. Zamanla zaten gözünüz de cısss maddelere alışıyor, neler neler kullandığınızı gördüğünüzde ve rafınızı dolduran şişelerin %80ini aslında tuvalet temizliğinde kullanmanız gerektiğini fark ettiğinizde yüz ifadenizi görmek isterim açıkçası benim ağzım uzunca bir süre açık kalmıştı ( :O şeklinde birşey hayal edin :)). Yazık hadi bu bitsin de bir daha almam dediğim için raflar hala dolu (!) ama cildimde özenle meydana getirilmiş bir ürünü kullandığım zamanlar ile diğer zararlı maddelerle tıkalı olanları neredeyse gözle ayırt edebilir hale geldik. Her seferinde kızarıklıklar, aşırı hassasiyet, kullanılan içeriğe göre ya aşırı yağlanan ya da çatır çutur kuruyan deri, kaşıntılar, egzamaya benzer pul pul dökülmeler beni artık çok rahatsız ediyor. Ya kısır döngüye bakar mısınız, hadi deneyelim diye birşeyler alıyoruz sonra da düzeltsin diye canımız Cyrene'i kullanıyoruz :)

Referans olması için arkasını da göstereyim:



Ben bu şişeye pek fırsat kalmadan Zoretanin kullanımına başlayınca ve elimi ayağımı tüm ürünlerden çekince bu şişecik de kenarda kaldı ne yazık ki.. 12aylık kullanım süresi de geçince tekrar denemedim, bitenler & yorumlanacaklar kutumdan birazcık geç çıktı o nedenle. O kadarına kadar geç ki, paketlemeleri falan bile değiştirdiler :D hehehehe *mahcup gülümseme*

Cyrene'den aldığım son şey yine fi tarihinden bir sürpriz kutuydu, bakalım yaz gelmeden onları elden geçirebilecek miyim?

Öpüyor ve okuduğunuz için teşekkür ediyorum! :) Hep gelin, yine gelinn, sevgiyle kalın güzellikler ;)

Meltem




28 Nisan 2017 Cuma

Reviews - Makyaj Temizleme - Karşılaştırma: Garnier, Beauty Formulas & MAC

Güzellikler hepinize merhaba :)

Nasılsınız? Güzel bir gün diliyorum kocaman da öpüyorum :)

Bugün sayfamızın konukları biraz kalabalık. Ne zamandır karşılaştırmalı yazılar yazamadım, elimde o kadar çok ürün var ki, ne ara kullanıcam ne ara değerlendiricem derken sonunda oldu :))

Ben biliyorsunuz ki genelde sadece göz makyajı (ona da pek makyaj denilmez ya: rimel, eyeliner sür ve çık!) yapıyorum. Maybelline vb drugstore markalarında önceden çıkartırken çok sorun yaşamıyordum ancak son yıllarda kalıcılığı arttırmak adına ve gotik bir görünüme bürünmememiz adına sanırım bazılarının formüllerini değiştirdiler ve eskiden suyla yıka çıksın rimeller bile çıkmaz oldu. Son yıllarda birkaç makyaj temizleyici denedim ancak hala aradığımı bulduğumu söyleyemicem. Bu yazıya şuanda aktif olarak kullandığım ürünleri ekledim yalnızca, bunun dışında Clinique'in ürünü var bir de makyaj çıkarma amaçlı kullanılan misel solüsyonlar ama onlar başka bir yazının konusu.

Bu üçü artık yavaştan son kullanma tarihleri (daha doğrusu kullanılabilirlik süreleri) yaklaştığı için bitirilecek (gerekirsa hunharca makyaj yapıp deli gibi silinicem hahaha). Garnier ile başlayalım:

Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu




Bu ürünle aramız nedense düzelmiyor arkadaşlar. Tamam gelin-kaynana tadında değil aramız ama faydasını pek göremeyen ufak zumreden biriyim sanırım ben. Bir gözü temizlemek için bazen 2-3 dk gerekiyor ve benim şahsen o kadar sabrım yok ki o nedenle komple yüz makyajı yapmıyorum (evet, ne var yani makyajını silmeye üşenen bir ben mi varım?! :D Yine benzer bir nedenle balık da yemiyorum -kılçığını ayıklamakla uğraşana kadar açlıktan ölürüm ben-). Drugstore ürünlerini bile çıkartırken zorlanıyor gibime geliyor o nedenle yeniden almayı düşünmüyorum. Bunun bir ara iki fazlı versiyonunu gördüm sanki ama elimdekiler bitince deneyeceğim bakalım.




Beauty Formulas Göz Makyajı Temizleyici




Bu güzelliği sevgili @makyajseruveni fıstığımda görüp merakla almıştım. Mübarek kullan kullan bitmedi, daha da bitecekmişe benzemiyor :D Gerçekten çok bereketli bir ürün! Göz makyajında çok iddialı olmasını beklediğim bir üründü ama her ne kadar Garnier'den daha başarılı olsa da Benefit, Lancome ve son zamanlarda Maybelline'in çıkardığı rimelleri çıkartamıyor. Çok tutmak, zorlamak gerekiyor ki çıksın hele bir de birkaç kat sürdüysen vay haline (yani ben zevkimden tek kat sürüp çıkmıyorum ey makyaj endüstrisi :D ). Ben gözlerime vıcık vıcık sulu mulu birşeylerin girmesi hissini sevmiyorum, buna (ve üstteki kankisine) ne yazık ki her seferinde gözüme su girmesi nedeniyle pek alışamadım. Fiyat açısından oldukça başarılı ama dediğim gibi high end (imsi) rimeller kalıp gibi durunca benim işime pek yaramıyor.




MAC Pro Göz Makyajı Temizleyici



Bu ciciyi de denerim olursa sonra büyüğünü alırım diye almıştım. Bu haliyle bile sanırım ikisinin toplam fiyatı kadar :D Dolayısıyla öyle bütçenizi koruyan, eşlere babalara ay sonuna dost bir ürün değil ama malum markanın da öyle bir iddiası yok. Evet kızlar, bu ürün high end ürünleri de nispeten rahat çıkartan bir ürün ve gözün içine nüfuz eden bir arkadaş değil, yani ben bir de ardından gözümü kurutmak için pamuk kullanmıyorum ama bu şişenin ağzı bence fazla geniş ve dolayısıyla fazla dökülüyor ama tam verim alabilmek için de çok kullanmak gerekiyor. Bu şişeyi yarıdan fazlasına kadar sanırım 7-8 kullanımda getirdim. Büyük boyunu almak bana çok cazip geliyor kullanımından memnun olduğum (şuanda daha iyi alternatif bulamadığım için) ama büyük boyunun fiyatı (75TL) işsiz bünyemi üzecek (kocişimin de canını sıkacak tabi :D).




Clinique'inkinden de bahsi açılmışken kısaca bahsedeyim: Ben onu deneme paketinde edinmiştim, yağlı çift fazla bir üründü, dolayısıyla kalıcı rimelleri dahi kolayca çıkardı ancak gözümdeki o yağ hissi çok rahatsız ediyordu. Ürünü kullandıktan sonra hem kurutmak hem de fazla yağı almak için mutlaka birkaç pamuk kullanmam gerekiyordu, büyük boyunu da o nedenle almadım ve o yüzden kendileri de foto dünyamıza katılmadı :D

Anlayacağınız üzere henüz oh be tamamdır alsın bütün param onun olsun diyebileceğim bir göz makyajı temizleyicim yok, denemelerim araştırmalarım devam ediyor. Varsa önerebileceğiniz ürünler memnuniyetle dinlerim :)

Sevgiyle kalın, hoşça kalın ve de takipte kalın :)

Öptümmm,
Meltem




25 Nisan 2017 Salı

Reviews - Cilt Bakımı - Yves Rocher Gençlik İksiri Gündüz Kremi

Tatlılarım selamm, nasılsınız?

Bu aralar ay bir yazı yazmak bir yazı yazmak geldi bana :) Melisa şaşkınlıkta lol Önümüzdeki sene farklı bir ülkede, farklı bir yola giriyorum, öncesinde hem stokları eritmek hem de kullanmaya başlayıp hepp yarım kalanları ya da süresi bitmek üzere olanları bitirmek istiyorum. Yakında Rimel , Koltuk altı roll-on ve Eyeliner karşılaştırmaları geliyor, ben kullanırken çok eğlendim, yazısı da eminim oldukça faydalı olacak size, takipte kalın :)

Gelelim bu güzelliğimize:


Yves Rocher Gençlik İksiri serisinin Gündüz Kremi . Normal ve Karma Ciltler İçin

Ben bunu ya indirimde denk geldi diye ya da annem kendi kremlerine ek aldı diye edindim ama iyi ki edinmişim kızlar! Hatırlarsınız, geçen sene düğünümden önce (daha doğrusu Eylül 2015 - Ağustos 2016 arası) Zoretanin adlı bir ilaç kullanmıştım (onunla ilgili yorumlarımı da ayrı bir yazıya başladım, yakında paylaşıcam), kendisi Roaccutane' ın muadili fakat daha az agresif versiyonu idi (sözde) fakat cildim sahra çöllerinden de beter hale gelmişti ve HİÇ BİR ürün kullanamaz hale gelmiştim. Doğal içerikli ürünler bile cayır cayır yakıyordu, hassas ciltler için olanlar bile cehennem azabı çektiriyordu. Ümidi kestiğim zamanlarda bu seri beni kurtardı! Bunun bir de Hassas Ciltler için olan şişedeki gündüz kremi versiyonu ile dönüşümlü kullanmıştım. Yves Rocher sana ne kadar teşekkür etsem az! Bu çok çok çok hafif bir yanma hissine neden oldu ilk kullanımda fakat sonradan cildim sanırım kendisine teşekkür etti, kızarıklıktan ve kuruluktan mahvolmuş cildim adeta pürüzsüz ve yumuşacık oluyordu. Tabi bunu bile çok az miktarlarda ve ne yazık ki birkaç günde bir kullanabildim ancak Eylülde ilacı bırakınca artık günlük kullanıma başladım ve korktuğum o vıcık vıcık hissini vermedi hiç. Kıvamı losyon ile yoğun kremler arasında sanki hafif köpürtülmüş krem gibi, uygulama sonrası cildim tarafından hemen emildi, yapış yapış da olmadı. Mutlu mesut kullandım, sonraki fotoda göreceğiniz biraz katılaşmış (hani patates püresini dışarıda bekletirseniz katılaşır ya ona benzer) minik bir miktar kaldı (çünkü her zamanki gibi bunu bitirmeden başka birşeye geçtim :))) onu da bir pamukla aldım ve pırıl pırıl kutusuyla başbaşayız. Onu da küpe vb için mi kullansam (içindeki yuvarlak plastik kap çıkartılabiliyor ) yoksa yine ev yapımı kremlere başlarsam onlar için mi değerlendiririm henüz karar veremedim. Bu arada şuanda kapağı gümüş şeritli hale gelmiş sanırım, webdeki görüntüsü sizi şaşırtmasın ;)

Yves Rocher ürünlerini ben -biliyorsunuz- Almanya'dan getiriyorum çünkü orada fiyatlar genelde 3'te 1'ine denk geliyor (hatta bazen daha da az). Türkiye'de ne yazık ki yüksek ithalat vergileri vb nedeniyle fiyatlar uçmuş durumda, buradan nadiren de olsa çok ucuzluk yapıldığında ya da yeni ve mutlaka denemek istediğim bir şey olursa alışveriş yapıyorum. Bu ürün şu anda indirimde 111.90TL (Liste Fiyatı 139.90TL), ki bence bu rakam ne kadar doğal da olsa ürünler, herkesin bütçesine uyacak bir rakam değil (bu nedenle pek çok tüketici Nivea, Garnier, Neutrogena vb gibi daha ziyade güzellik marketlerinde satılan markalara yöneliyor. Tabi ki onların arasında da cildinize uygun ürünler var fakat çoğunda doğallıktan bahsetmek mümkün değil hatta çoğu Cilt Temizleme ürününde zararlı kimyasallar dahi var.

Fiyatı bütçenizi sarsmayacaksa, cildiniz de sıkıntılı bir dönemden geçiyorsa, Yves Rocher ürünlerine bir şans verin derim. YR ürünlerinin büyük bir bölümünü doğal şekilde üretiyor, bitkisel kozmetik diye geçmektedir. Ben rimelden ruja, duş jeli ve şampuanlara, ojelere, törpülere varana kadar YR'ın neredeyse tüm ürünlerini kullandım ve bugüne kadar hiçbir yan etkiyle, alerjik reaksiyonla karşılaşmadım (yağlı, karma & hassas yüzüm, yağlı & bölgesel kuru vücudum var).

Gitmeden dibini de göstereyim: (Kahve falı gibi durmamış mı hatta sağdaki suratı bir ben görmemişimdir herhalde? :D )



Okuduğunuz için teşekkürler, sizi seviyoruuuuzzz :*
Meltem


23 Nisan 2017 Pazar

Reviews - Saç Bakımı - Loreal Elseve Extraordinary Oil

Tatlılarım merhaba :)

Uzun zaman ara verdik ama bomba gibi dönüyoruz. Çok güzel projelerimiz, başka blogger konuk yazıları, radyo programları (O_O), videolar vb vb. Ben bu esnada kısmetse sonbaharda Almanya'ya taşınıyorum kocacığımla, üniversiteye başlayacağım üstelik, bütün bunları nasıl yapacağız bilmiyorum ama yapıcaz artık :)))

Neyse gelelim günün konuğuna: Kendisi Loreal ailesine mensup, Elseve grubundan. Daha önceki dönemlerde Melisa bunun gri kapaklısını yorumlamıştı, aralarında ne fark var bilmiyorum ama ben bendekini yorumlamak ve artık bitirmek istiyorum :)



Kullanımını düzenli şekilde yapmadım o nedenle uzun vadede yağlandırma yapar mı bilmiyorum ancak özellikle saçım aşırı yıprandığında, zayıfladığında, aşırı sıcağa maruz kaldığında kullandım, duştan sonra özellikle ve ben yağ kazanına düşmüşçesine yağlı saçlıgillerden biri olarak hiç bir kullanımımda ve sonrasında saçımı yağlandırması gibi bir sorunla karşılaşmadım. Üstelik ürünü boca etmenize de gerek olmadan yapıyorsunuz herşeyi, 1-2 damla tamamiyle yeterli. Ben çok memnun kaldım, ilk kez de yağlı bir ürünü yarısına kadar tüketmişim :)))

Arkasına da bakalım:



Gelelim negatiflerıne: Loreal Çin marketinde tutunabilmek adına hayvanlar üzerinde test yaptırmak zorunda kalan yüzlerce firmadan biri. Ne yazık ki biz de yıllardır farkında olarak ya da olmayarak bu markaları kullandık ama artık ben yenisini almama kararı aldım, bilinçli olarak da almayacağım, zira o hayvancıkların çektikleri normal şeyler değil yani. Bunun dışında bazı ürünlerinde de SLS, PEG, Dimethicon (bkz bunda Dimethiconol var) ve benzeri zararlı olduğu bilinen maddeler bulunduğu ancak makul miktarlarda eklendiği için dert etmememiz gerektiği konusunda avutulduk. İlerleyen zamanlarda düzenli ve / veya aşırı kullanım neticesinde ne olacağı bilinmediği için de şimdilik parabenler ve türlü alkoller ile parfüm eklenmesine karşı çıkıyor sağlık dernekleri, kuruluşları fakat ileride bu konulara da dikkat edilmesi gerekecek ya da bunlara alternatif bulunması gerekecektir. O zamana kadar mümkün mertebe içerik avcılığına devam edecek ve dikkat edeceğiz :)

Buraya kadar okuduysanız daha da bir teşekkür ederim, sizi seviyorum :)

Sevgilerimle,
Meltem



21 Nisan 2017 Cuma

Reviews - Cilt Temizleme - La Roche-Posay Effaclar Yağlı ve Hassas Ciltler için Temizleyici

Herkese merhabaaa :)

Coook uzun zamandır size yazamayan hayırsızlar hayırsızı Meltem size güzell bir gün diler :) Fıstıklarım, çok şey oldu. Evlendim (çoğu şeyi de kendim hazırladım), bu esnada bir de düğün öncesi işe girdim, evlendikten sonra gezdik tozduk, kocam ameliyat oldu ben işten çıktım, Almanya malmanya derken sonunda bilgisayarımla içli bakışlar atışarak size yazı yazmaya başladım. Duydum ki nerde bu kız, neden yazmıyor, neden paylaşmıyor, ne yapıyor alıyor alıyor da diyormuşsunuz (kuşlara selamlar :D ), o yüzden açıklayayım dedim.

Neyse, bugünkü konuğumuz benim için çok kıymetli. Ufacık boyuyla beni mest eden bir ürün oldu.
Önden görünüşü:


Bu ciciyi ben bir Kozmela alışverişimin yanında almıştım. Küçük boy olsun denerim diye almıştım 10TL gibi bir rakamdı. Sonra gelince, bu ürünün aslında hediye olduğunu (yani hani kampanyalar olur ya Büyük Boy alana Seyahat Boyu Hediye! diye, heh işte bu onlardanmış sanırım) gelince gördüm ve hemen Kozmela MH durumu ilettim. Bedava verilen ürünü satmak ayıptır, hemen geri dönüş yapıp alışveriş sınırı ve süre kısıtlaması olmayan hediye çeki tanımladılar. Evet teşekkürler, çok beğendim hemen geri dönüş yapılmasını ama içime kurt düşmüştü, birkaç hafta sonra kodu denediğimde geçersiz kod demişti, ben de bu işin peşini bırakmıştım artık. Neyse, durum böyle negatif olunca ve biz o esnada bolca kendi alışverişimize ek bir de firmalardan gelen ürünlere öncelik verince bu miniş kenarda unutulmuştu ta ki bir tatil gününde çantama atana kadar!

Cildim oldukça problemli. Çok şükür Melisa gibi akneyle ağrılı sivilcelerle vb boğuşmak zorunda kalmıyorum ama cildim çok yağlı fakat karma da, e bir de çok hassas, dolayısıyla çoğu ürünle anlaşamıyoruz (ya da istediğim verimi alamıyorum), bu ürün ise efsane oldu! Kokusu yok neredeyse, hafif bir koku var, onu da göz ardı edebiliyorum. Kıvamı tam olarak jel gibi (jöle gibi hafiften yoğun değil yani), çok ufak miktarda aldığınızda dahi (bkz.fındık) tüm yüzünüze ziyadesiyle yetiyor. Köpürmesi fazla değil, öyle föşür föşür kabaran birşey yok yani ama sonrasında cildim pırıl pırıl ve en önemlisi bir Bioderma, Nivea, Garnier vb gibi birkaç dakika sonra kurutmuyor, o daha suyla yıkadıktan sonra bile hissedilen gıcır gıcır his yok. Ben o nedenle çok memnun kaldım, ilk fırsatta uygun fiyata bulduğumda da büyük boyunu alacağım!

Gelelim arkadan görünüşüne:



Görebileceğiniz üzere yukarıda bir yerde Sample - Not For Sale yazıyor :) Neyse gelelim içeriğine. Çok memnunum kullanimindan ve sonrasından evet ama içeriği kafamda soru işaretleri oluşturdu. Parabensizmiş ama içinde hem SLS (2.sırada, yani bol miktarda var demektir) hem de PEG çeşitleri var. SLS kaçınılmaz deniliyor ya da kullanımlar cildin zarar görmeyeceği seviyededir deniliyor ama uzun vadede (15-20 sene diyeyim) sonuçları ne olur henüz bilinmiyor.

Bu ürün 50ml boyutuyla bana birkaç ay gitti, 200ml lik büyük boyu 1.5-2 sene dayanacak gibime geliyor :)

Okuduğunuz için teşekkür ederim, bir sonraki yazıya kadar mutlu kalın bebişlerim :*
Meltem




14 Nisan 2017 Cuma

BATIS SPARTAX AZUL RENKLİ LENS YORUMLARI

Herkese Merhaba !

Yahu bu bakır saç yazısını yazarak büyük bir sevaba nail oldum galiba :D Ne ilgi, ne okunma. Maşallah ! Totomu çimçikleyeyim de nazar değmesin :D

Efendim şimdi geldik benim uzun zamandır" düzgün fotoğraf çekebilen telefonum yok, o yüzden de yazamıyorum ve çok üzülüyorum" dediğim yazı serisine. Artık olduğu kadarıyla çekip koyacağım. Yapacak bir şey yok.

Şimdi bu renkli lens olayı biraz deneme yanılma yoluyla rayına oturan bir iş. Gözleriniz benim gibi bozuksa şahane bir sebebiniz var zaten :D (Gerçi şu son zamanlarda aldıklarımı numaralı alamadım, gözlük takıyorum o ayrı mesele Göz yapınız, kendi renginiz, ten, saç renginize kadar her şeyi hesaba katmak lazım. Hareli, haresiz olayı da çok önemli mesela. Ben çok hareli kullandım, ancak bana haresiz daha çok yakışıyormuş seneler sonra anladım. Yine de birçok insana hareli lensin yakıştığını düşünmekteyim ve yine birçok insanda çok sırıttığını ve ben lensim diye bağırdığını da ayrıca düşünmekteyim :D Zira dediğim etkenler renkli lens almak isteyenler için çok önemli faktörler. Güzel olmak isterken, güzelliğinizden olmayın. Bunları göz önünde bulundurun öncelikle canlar.

Ben bu lenslerimi çok sevdiğim Azeri bir satıcıdan aldım. Çok tatlı, çok ilgilidir kendisi. Fiyatları da gayet uygun. Almayı düşünüyorsanız şayet sadece ondan alın derim.                                                     INSTAGRAM HESABI: lenslandiya

Şimdi gelelim fotoğraflara. Lensler çok cici şişeler içerisinde geliyor. Yanındaki domuzcuklu sarı lens kapları da bana özel :D



Şimdi ben lensleri açtım, taktım ve yaklaşık bir iki ay lensleri kullanamadım arkadaşlar :D Öyle göz alıcı bir renk ki çok utandım takmaya. Şimdi ise gözümden çıkarmıyorum o ayrı mesele :D

Gelelim benim göz rengime. Mümkün olduğunca belirgin çekmeye çalıştım ama yine de az çok başarabildim sanıyorum:

Ya şu göz rengimin konusu bir sene yazlıkta tartışılmıştı. Bal rengi diyen, ela diyen, yeşil diyen :D Neyse çok şükür gözümüz var da görüyoruz :D  Yakışıyor diye de renklendiriyoruz. Hep söylüyorum ben mavi, yeşil vs. gözlü biri olsam da lens takardım, sıkılıyorum çünkü. 30 senedir gözüm bu renk kardeşim haksız mıyım? :D Bir ara öyle sıkıldım ki yemin ediyorum bir sene mor lens taktım, bir akıllı da uyanmadı ahauahahau. Sıkıntı insana neler yaptırıyor.

Eveeett, gelelim duruşuna. Aşağıda turuncu, toffee rengi ve sarımsı renkli saçlarımla filtreli ve filtresiz çekilmiş birkaç  fotoğraf var. Nasıl durduğunu buralardan  anlarsınız sanıyorum. Söylediğim bir makinem gibi olmadığı için bu kadar gösterebiliyorum. Artık idare edin anacım :D












Bu malum şu an bakır saçlı bildiğiniz ben :D Oo arkada da güzeller güzeli arkadaşım Duygu var. 
























Aaa ahahaahha snapchat yazılarını silmeyi unutmuşum ya la :D Neyse artık yabancı değilsiniz. Evin dağınıklığı için de kusura bakmayın. Baba- kız çılgın bir bekar evi malum :D  Bakın burada filtre vs. hiçbir şey yok. Gayet çıplak hali lenslerin. Suratım da pişmiş kelle gibi tabii :D

Son olarak da yine snapte, ancak bu sefer filtre ile çekilmiş bir fotoğrafımı göstereceğim sizlere:


Auhauahauha ya ben bu yazıları nasıl unuturum anlamıyorum :D Laflara bak hele. Bu da iki ay önce kadar çekildi sanıyorum. Filtreli görünüşü de bu şekilde.


Son olarak özetlemek gerekirse; dostlar lensin rengi gayet güzel ama benim göz, ten, saç rengim de ortada. Çok da dikkat çekici bir renk. Risk unsuru taşıyabilir. Şöyle de bir şey öğrendim bu arada: Bu renkten artık pek bulunmuyormuş, stoklardan kalkmış. Ancak buna çok benzeyen, hatta daha doğal duranları size verdiğim instagram hesabında var. Hatta bir dahaki yazım çok ısrar edilen mini ava gri lensler üzerine olacak. Şimdiden söylüyorum. Vay efendim kaçırdım, vay yemeğim vardı ocakta, vay kocam bla bla istemiyorum. Bakın üniversiteye yetişiyorum, tercüme bir yandan yedi bitirdi beni, peder bey deseniz bir yandan, canım kızım Lola miyav da miyav. Bahane istemem.

Şimdi benim bu süslü ve kokoş moddan çıkıp, akademik moduma geçiş yapmam lazım. Sizi seviyor, öpüyor, kucaklıyorum canlar.

Melisacuğunuz